Blog

Allah’tan Korkan Şeytan İnsana Nasıl Zarar Verir ?

Şeytan ve insan arasında geçen “yoldan çıkarma” anlatılarında dikkat ederseniz şeytan insana günah sayılabilecek bir zarar vermez, aksine hediye, ödül gibi nefsine hoş gelecek, kibrini devreye sokacak güzellikler verir. İnsan nefsine hoş gelecek güzellikler içerisine girdiğinde ise kendi seçimleriyle Allah’ın ipinden uzaklaşarak günah işlemeye başlar.

Peki günümüzde şeytanın yolundan gittiğine inandığımız, parayı ve gücü elinde bulunduran küreselciler diye adlandırdığımız insanlar da aynı şekilde bizleri manipüle ediyor olabilir mi? Hepimizin bildiği ve/veya duyduğu üzere özellikle Freud’un öğretileri esas alınarak toplulukları yönetme kabiliyetine ulaşan bu kimseler -ya da bu zihniyette olanlar- bizleri psikolojik olarak etkileyerek istedikleri yere doğru yönlendiriyorlar. Evlenmemizi istemiyorlarsa evlenmeyin demiyorlar, evlenmeyi yasaklamıyorlar, dizilerle filmlerle, bilinç altı pazarlama teknikleriyle bizim evliliği seçmememiz noktasında karar almamızı sağlıyorlar. Zengin olmamızı istemiyorlarsa fakir insanların daha mutlu olduğu, daha iyi insanların fakir olduklarını göreceğimiz yapıtlar çıkıyor karşımıza. Şeytanın ve şeytanın yolundakilerin bizi yoldan çıkarmalarındaki temel mantık aslında aynıdır. Bizi kendi istedikleri yöne çekmek adına ödüller vermek.

Son dönemde bunun en büyük örneği ise içinde bulunduğumuz pandemi sürecinde yaşanıyor. Var olduğuna inandırıldığımız ve korunmamız uğruna yapılan kısıtlamaları severek kabul ettirildiğimiz bir süreçte içerisinde ne olduğunu bilmediğimiz bir aşıyı arzular haldeyiz. Çoğunluğun inanarak korktuğu ve söylenen her şeyi yaptığı, aşıyı da severek olacak insanlardan oluştuğu, az bir kesimin de (komplocu) her şeyin kurmaca olduğu, aşı ile bize zarar verilecek amaçlara ulaşmak istedikleri gibi düşüncelerle aşı olmak istemediği bir durumdayız. Ben ise şeytanın ve şeytanın yolundakilerin zarar vermeden “yoldan çıkarma” ya yönelik psikolojik manipülasyon teknikleriyle kendi seçimlerimizle  kendimize zarar vermemizi istediklerine inanıyorum. Mesela aşının içerisinde insana zararlı maddeler olduğu izlenimini yaratmak ama aşıya zararlı bir madde koymamak üzerine bir plan yaptıklarını düşünün.

Hedef kitle: Sorgulayanlar

Hedef: Koyunlar hayatta kalsın, sorgulayanlar ölsün.

Taktik: Sorgulayanların içerisinde zararlı maddeler olduğuna inandıkları bir aşıyı zorla vurmak.

Sonuç: Koyunlar, sorgulamadan yola gelenler aşıdan zarar görmeden iyileşir, aşıdan zarar göreceğine inanan aykırı kişiler ise vücutlarına verdikleri olumsuz mesajdan dolayı aşıdan zarar görürler. (Bu kısım birilerine yuh dedirtebilir lakin bilimsel araştırmalar olumlu düşüncenin tüm hastalıkları yenmede 1. derece etkili olması, çalışmayan bir buzahanede çalıştığına inandırıldıkları için donan insanlar deneyi gibi yapılan çalışmalara göz atarsanız etkinin ne kadar büyük olduğunu görürsünüz)

Ben faydalı bir aşı yaptım, sen faydasız olduğuna inandığın için öldün.. Karar senindi !!

GİRİŞİMCİLİKTE ZAMANLAMANIN ÖNEMİ

Yukarıdaki araştırma sonucunda görüldüğü üzere, bir çok yeni girişimciye sorduğunuzda sizlere “Sermaye ve İş fikri” üzerine cevap verseler de gerçekler % 60 ile “Zamanlama ve Ekip” üzerinde görülüyor. Bu yazımda en kısa haliyle zamanlama ve ekip konularının önemini açıklamaya çalışacağım.

Read More

ŞİRKETİMİ NASIL BATIRDIM – HÜSEYİN YAZICIOĞLU

Tüm girişimcilerin ortak korkusu batmak olduğundan, batmış bir kişinin gerçek itiraflarını okumak ve irdelemek çok faydalı olur diye düşündüğümden, daha önce başka bir kitabını daha önerdiğim Hüseyin Yazıcıoğlu’nun bu kitabını tercih ettim ve yine severek okuyup faydalandım.

Read More

PROFESYONELİN 66 İLKESİ – HÜSEYİN YAZICIOĞLU

İş kitapları içerisinde dünya yazarlarına biraz ara verdim ve Tüyap’ta ikinci el kitap stantında 2,00 TL’ye bulduğum bu kitabı aldım ve bir göz gezdireyim derken 6 saatte bitirdim ve Türkiye’nin kültürel yapısına mensup çalışan ve yöneticilerimizin -yaşanılan tecrübelerle tespit edilmiş- sorunları ve çözümleri üzerine el kitapçığı formatında güzel bir çalışma olmuş.

Read More

Ruhumuzda Liderlik Var Ama Eğitim Sistemimizde Yok

Aşağıda yer alan araştırmada da görüldüğü üzere, günümüzün ve önümüzdeki onlarca yılın ticaretine yön verecek Y kuşağının temsilcilerinin ülkemizde, tüm dünyanın tersine ilk sırada çok büyük oranda (birileri için çalışmamak hedefiyle ortaya çıkan) girişimciliği seçtiğini görüyoruz.

Read More