SMALL DATA – MARTIN LINDSTROM

SMALL DATA – DEVASA TRENDLER İÇİN KÜÇÜK İPUÇLARI

MARTIN LINDSTROM

Okuduğum en modern, en bilimsel fizibilite çalışması kitabı diyebilirim. Her dönemde, her jenerasyon için uygulanabilecek, bilinçaltına hitap eden, limbik sistemi hedefleyen harika bir kitap.

Yazar, hepimiz tarafından küçük sayılabilecek dataları gezdiği hedef mekanlarda ve hedef mekandaki kişilerle yapmış olduğu sohbetlerle topluyor ve bu datalardan oluşan bilgi havuzundan oluşturduğu projesiyle dev trendler yaratıyor.

Kitapta doğru ve ulaşılabilir not almanın önemi, insanların farkına varmadıkları konularda doğru sorular sorarak cevaplar bulmanın önemi, her şehrin kültürünü iyi bir gözlem ve analiz yeteneğiyle izlemenin önemi gibi üzerinde sadece o konunun uzmanlarının çalıştığı alanlara ağırlık vererek projelerini adeta bir puzzle yapar gibi şekillendiriyor. Bunları yaparken aynı zamanda insanların iç dünyalarında istedikleri fakat zaman içerisinde unuttukları konularda “talep yaratma” hedefine yönelik çıkarımlar da yaparak projeye inovatif yaklaşımlar katıyor ve projenin hedef müşterilerini şaşırtabiliyor. Kitabın merak uyandırması ve okunmasından alınacak zevki azaltmamak adına kitapta geçen örneklere çok yer vermiyorum fakat konunun subjektif kalmaması için sadece bir örnekten yüzeysel olarak bahsedeceğim. 15 – 20 yaş aralığındaki nesle hitap eden bir mağazanın satışlarını artırmak ve rakiplerine göre farkındalık yaratma amacıyla danışman olarak tutulan yazarın yapmış olduğu gözlemlerde, bu neslin sabah erkenden uyanarak o gün giyeceği kıyafeti arkadaş grubuna resim atması ve sonucunda “yakışmış mı?, pişti olur muyum? cevaplarını aradığını gözlemlemiştir. Ayrıca bu neslin tüm ihtiyaçlarını (yemek, uyumak, ders çalışmak, bilgisayar kullanmak gibi) sadece yataklarında yaptığını farketmiş ve danışmanı olduğu müşterisinin mağazalarına birer koltuk yerine yatak koymasını talep etmiş ve büyük bir başarı sağlamıştır.

Yukarıda özetini ve örneğini vermeye çalıştığım konular ışığında aklımda kalan en önemli çıkarım hedef müşteri istek ve ihtiyaçlarını belirleme noktasında yapılan yüzeysel araştırmalar yerine insanlarla sohbet ederek, yaşam alanlarını gözlemleyerek, jenerasyon ve kültür değişikliklerini gözlemleyerek projelerimizi şekillendirmeliyiz. Bu kitabı okurken tüm sezonlarını severek izlediğim The Mentalist dizisi ile çok fazla benzerlikler gördüm. Bu konuya ilgisi olan tüm girişimci arkadaşlarımın gözlem yeteneklerini geliştirmek ve daha hedef odaklı projeler üretmek için izlemelerini tavsiye ederim.

Sosyal mesaj:)

Bu tarz kitaplardan aldığım bilgi ile etkileşimde bulunduğum sosyal çevremde görmüş olduğum en büyük fark, girişimci olarak kendini niteleyen kişilerin, ön araştırma ve detay gibi görünen konulara önem verme noktasında çok zayıf olmamız oldu. Yukarıda vermiş olduğum örnekten çıkarılacağı üzere alışveriş için bir mağazaya giden kişiler, arkadaş, eş, ebeveyn gibi anlaşabildikleri, zevkine güvendikleri kişileri yanlarında götürüyorlar ve onların yapacağı yorumlarla alışverişin gerçekleşme oranı yükseliyor. Bu açıdan baktığımızda mağazaların dekor, sunum ve pazarlama gibi konularda etkilemesi gereken ve mağazaya çekmesi gereken hedef müşteri kitlesi ürün alacak olan kişi değil, yanındaki refakatçi statüsündeki kişiler oluyor. Bu refakatçiler mağazadan sıkılmamak için, arkadaşına daha rahat yardımcı olabilmek ve ürünü almasını istemek için nasıl bir oturma grubu, ikram, sunum ve pazarlama ister? sorusunun cevabı bence satışı artıracak en önemli unsur. Peki kaç tane mağaza buna dikkat ediyor kısmı da iş dünyamızın sosyal mesajı olsun:)

(Visited 122 times, 1 visits today)

Leave A Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir